Kadın Sağlığı

PELVİK ORGAN PROLAPSUSLARI (RAHİM SARKMASI)

Sarkma nedir?

Pelvik organ prolapsusu (POP), leğen kemiğinin iç yüzünü kaplayan kasların ve bağ dokusunun zayıflığına bağlı olarak bu kemik içindeki organların vaginadan fıtıklaşmasıdır.  Mesanenin vaginaya fıtıklaşmasına sistosel, eğer bu fıtıklaşma üretrayı da içerirse buna sistoüretrosel denilmektedir. Rektum (kalın barsağın son kısmı) ve ince barsağın fıtıklaşmasıyla sırasıyla rektosel ve enterosel oluşur. Orta kompartmanda sarkma olduğunda, hastalarda tek başına rahim sarkabileceği gibi, rahim alınma ameliyatları sonrasında vagina kubbesinin fıtıklaşması sonucunda da sarkma meydana gelebilmektedir. Üç kompartmandan ayrı ayrı sarkma olabileceği gibi, tüm kompartmanlardan eş zamanlı sarkmalarda görülebilmektedir.Sarkma pelvik taban disfonksiyonunun bir komponenti olup, idrar ve dışkı kaçırma, dışkı yapma bozukluğu, cinsel fonksiyon bozukluğu, idrar boşaltma sorunu ve pelvik ağrı gibi diğer pelvik taban fonksiyon bozuklukları bileşenleri ile ilişkilidir. Tedavisinde ise koruyucu tedavi veya cerrahi tedavi yaklaşımları uygulanmaktadır.

Sarkma ne sıklıkta karşımıza çıkmaktadır?

Sarkma kadın sağlık problemleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. 50 yaş üzeri tüm kadınların hemen hemen yarısını etkilemektedir. Bu nedenle ameliyat edilen kadınlar, kadın hastalıkları ameliyatları içinde en sık nedenlerden birini oluşturmaktadır. Sarkma ve idrar kaçırma için 80 yaşına kadar tek bir ameliyat geçirilmesi için risk % 11 iken, yaşam boyu riskin  %19’lara kadar çıktığı bildirilmektedir.

Ameliyata rağmen tekrarlayan sarkma nedeniyle tekrar operasyon geçirilmesi için risk yaklaşık %30’dur. Direk olarak tedavi masraflarının yanında cerrahi operasyon sonrasında tekrar ameliyat olma oranlarının da yüksek olması nedeniyle  riski nedeniyle aslına bakılırsa ”sarkma” ciddi bir sağlık problemi oluşturmasının yanı sıra finansal bir yük oluşturmaktadır. Yaşlı nüfusun artışı ile sarkma oranlarının artışı ile birlikte tedavilerinin de artacağı öngörülmektedir. 2010-2050 yılları arasında sarkma nedeniyle tedavi ihtiyacı duyan nüfusun  %50 oranında artış göstereceği tahmin edilmektedir.

Nasıl ve neden sarkma oluşmaktadır?

Leğen kemiği içerisindeki boşluğa ve burada yer alan organlara destek sağlayan yapıların tümüne ‘’pelvik taban’’ adı verilmektedir. Pelvik taban içerisinde en güçlü yapılar kas dokuları ve bağ dokularıdır. Leğen kemiği içerisinde yer alan organlar sanki bir limandaki gemi gibi suyun kaldırma kuvveti ile desteklenirken, yerinde kalması için ise halatlar ile desteklenmelidir. Buradaki suyu kas dokusu temsil ederken, halatları ise bağ dokuları temsil etmektedir. Burada kas dokusu zayıflar ise bağ dokusu ne kadar güçlü olursa olsun gerilme kuvvetine dayanamayıp sarkmaya neden olacaktır. Sarkma problemi her ne kadar çok sık görülse de gerçek nedeni tam olarak bilinememekle beraber bir çok etkenin ortak rol oynadığı düşünülmektedir.

Sarkmanın oluşmasına katkı veren en önemli iki etken yaş ve vaginal yoldan yapılmış doğumdur. Ancak menopoz, obezite, uzun süreli kabızlık, sigara kullanımı, iri doğum öyküsü, östrojen eksikliği, kronik akciğer hastalıkları, bağ doku hastalıkları ve nörolojik hastalıklar da yine sarkmaya neden olabilmektedir.

Bu etkenler pelvik taban dediğimiz yapının ya kas veya bağ dokusuna yapısal olarak hasar vermekte ya da sinir dokularına hasar vererek pelvik taban zayıflamasına neden olarak sarkma oluşumuna yol açmaktadır.

Bu nedenler önlenebilir mi?

Etkenleri sayarken bu hasarların vaginal doğum gibi fizyolojik bir etki sonucunda olabileceği gibi, yine fizyolojik bir süreç olan gebelik, yaşlanma ve menopozda da olabileceğini bilmekteyiz. Bu nedenle koruma programları ve tedavi planları oluştururken bu risk oluşturacak etkenleri iyi belirlemeliyiz. Özellikle değiştirilebilir etkenlerden obezite, kabızlık, ağır egzersiz uygulamaları, ağır kaldırma gibi faktörler önlenebilmektedir. Vücut kitle indeksindeki her bir birimlik artışın sarkma görülme sıklığını %3 oranında arttırdığını bilmek önleme için önemli adımlardan birini oluşturmaktadır. Genetik yatkınlık için ise halen bir görüş birliği olmasa da sarkma problemi olan hastaların kızlarında risk genel popülasyona göre 3-5 kat artış gösterdiğini bilmekteyiz.

Vaginal yoldan doğum yapmak nasıl sarkma nedeni olur?

Vaginal doğum sırasında büyük bir fetus nispeten daha küçük bir vaginal kanaldan geçerken direk doku hasarı oluşturmaktadır. Ayrıca kaslarda ve sinirlerde vaginal doğum sırasında meydana gelen hasar nedeniyle oluşan pelvik tabanın kas desteğindeki zayıflık, perine ve pelvik tabanda düşüklüğe, aynı zamanda destek olan bağ dokusunda zorlanmaya yol açmaktadır. Vaginal doğum sırasında ayrıca vaginal destek dokusunda veya bağlarda kendine has yırtıklar oluşabilir.

Ancak vaginal doğum olmaksızın gebelik de kendi başına pelvik tabanı destekleyen yapılarda zorlanma meydana getirdiğinden vaginal doğumdan kaçınmak tamamen koruyucu olamamaktadır. Gebe rahmin pelvik taban üzerine yaptığı baskıya ek olarak, gebelikteki hormonal değişimler, protein yapısındaki ve enzimatik değişimler de pelvik taban hasarına katkı yapabilmektedir. Bu nedenle vaginal doğumun pelvik tabana direkt hasarı bilinse de, buna rağmen sezaryen ile doğumun koruyucu etkisi tartışmalıdır. Yine bebek ağırlığının fazla olması ve ek olarak forseps kullanılması da riski arttırmaktadır.

Sarkma hangi şikayetlere neden olmaktadır?

Hastalar çok farklı şikayetlerle başvurabilmektedir. Sarkması olan hastalar ele gelen organ sarkması, vaginal baskı ve rahatsızlık gibi şikayetler tarif edebileceği gibi idrar yapmada zorluk, dışkılama güçlüğü ve cinsel fonksiyon  bozukluğu gibi şikayetler de belirtebilirler.